Ülkemizde Lingual Ortodonti Hasta Profili

 

Son yıllarda özellikle orotodontist sayısındaki artışa bağlı olarak hekim başına düşen hasta sayısında belirgin bir azalma meydana gelmiş, bu durum da ortodontistler arasında hasta bulma konusundaki rekabeti arttırmıştır.

Bu noktada çapraşık dişlere sahip erişkin hastalara verilebilecek ortodonti hizmeti daha da fazla önem kazanmıştır.

Ortodontik bozukluğa sahip erişkin hastaları değerlendirdiğimizde ülkemizdeki hastaların gerek Avrupa gerekse Amerika Birleşik Devleri ve Japonya, Güney Kore gibi ülkelerdeki hastalara göre hem sayıca daha fazla olduğu hem de mevcut ortodontik bozukluklarının daha şiddetli olduğunu görmekteyiz.

Yurtdışında ortodontik tedavi gören hastaların büyük bir kısmını nüks vakası olarak adlandırılan yani çocukluk çağında bir şekilde ortodontik tedavi görmüş, daha sonra dişlerinde bir sebeple yeniden bozulma meydana gelmiş bireyler oluşturmaktadır. Bunun sonucunda yurtdışında ortodontik tedavi ihtiyacı olan erişkin hastalar hem sayıca daha az hem de vaka olarak daha kolaydır.

lingual ortodonti

Buna karşılık ülkemizdeki durum tamamen farklıdır. Ülkemizdeki erişkin hasta popülasyonu yurtdışı ile karşılaştırıldığında hem sayı olarak fazladır hem de hiçbir tedavi görmediklerinden daha zor vakalardan oluşmaktadır.

Söz konusu bu durumu daha iyi anlayabilmek için bazı verileri irdelemek faydalı olacaktır.

Türk Diş hekimleri Odası verilerine göre 1980’li yılların ortalarında İstanbul da yeni kurulmakta olan bir diş hekimliği fakültesinin dışında ortodonti hizmeti veren sadece iki adet üniversite, bunun dışında kayıtlı olarak çalışan toplam 10 civarında ortodontist bulunmaktaydı.

Yukarıdaki veri ülkemizde 70 ve 80‘li yıllarda doğmuş günümüz erişkinlerinin çocukluk döneminde yeterli ortodontik hizmet alamadıklarını gösterme konusunda yeterli olup, neden ülkemizdeki yetişkin hasta sayısının hem daha fazla olduğunu hem de daha zor vakalardan oluştuğunu açıklamaktadır.

Özellikle son dönemde çıkan yeni sabit ortodontik malzemeler oldukça küçük ve diş renginde materyallerden üretilseler de erişkin hastalarda tellerden kaynaklanan estetik problemleri tam olarak ortadan kaldıramadıkları görülmüştür.

Erişkin hastaların birçoğu halen mevcut diş bozukluklarını çoğunlukla diş çektirme, kaplama veya protez yaptırma yoluna giderek tedavi ettirmekte ve halen ortodontik tedaviye estetik nedenlerle mesafeli yaklaşarak çapraşık dişler ile hayatlarına devam etmektedirler.

Oysa ki Lingual Ortodonti ile tedavi ile dişler doğal yapıları korunarak düzeltilebilmekte bu şekilde güzel bir gülümsemenin yanında iyi bir çiğneme fonksiyonunun dışında diş ve diş eti hastalıklarının önüne geçilebilmektedir. Üstelik bu işlem Lingual Ortodonti sayesinde dış görünümden herhangi bir ödün verilmeden yapılabilmektedir.

Yukarıda açıklamaya çalıştığım noktaların Ülkemizde Lingual Ortodonti nin hem tedavi olacak hastalar için önemini hem de tedaviyi yapacak ortodontistlere sağlayacağı avantajlar açısından anlamlı olduğunu düşünmekteyim.

Burada her zaman altını önemle çizdiğimiz nokta tedavi olacak hastaların seçecekleri ortodontistin Lingual Ortodonti alanında yeterli eğitimi almış olduğundan emin olması bunun yanında Lingual Ortodontist lerin de bu teknik ile ilgili gelişmeleri yakından takip ederek kendilerini sürekli geliştirmeleridir.

Unutmayalım ki Ülkemizde Lingual Teknik ile hizmet verilebilecek erişkin sayısı daha fazla ancak vakalar daha zor!!